İpek Yolu

Tarihi İpek yolu, Çin’den başlayarak Türkistan, Hindistan, Mezopotamya, İran topraklarından geçerek Azak Denizi, Hazar Denizi ve Karadeniz’deki limanlara uğradıktan sonra Avrupa’ya ulaşan çok önemli bir ticaret yoluydu. Bu yol Anadolu’ya girdikten sonra çeşitli ara kollara ayrılıyordu. Anadolu’nun doğusundaki kollarından birini de Trabzon-Erzurum hattı oluşturuyordu. XIII. yüzyılda Trabzon’dan başlayan bu kol, Maçka-Gümüşhane arasındaki dağ zincirini geçtikten sonra 30-32 günlük bir yolculuğun ardından Bağdat ve Tebriz’e ulaşıyor, Kazvin, Nişabur, Badahşan, Kabil veya Gazne üzerinden Hint limanlarına ulaşıyordu. Tarih boyunca Trabzon aktif bir liman şehri olması ve Trabzon limanına gelen tüm malların Gümüşhane’den geçmek zorunda olması bölgenin gelişmesini beraberinde getirdi.

Kimler Kullandı

Bu yol aynı zamanda askeri bir geçiş noktası olarak da kullanıldı. Tarihte askeri amaçla bu yolu ilk kez kullananlar Grekler olmuştur. Grekler, MÖ IV. yüzyılda Persler üzerine düzenledikleri seferden dönüşleri sırasında bu yolu kullanmışlardır. Grek ordusu MÖ 404 yılında yapılan Peloponez Savaşı’ndan sonra Persler üzerine yaptığı sefer dönüşünde Anadolu içlerinden geçip Kuzey doğuya ilerleyerek Karadeniz kıyılarını takip ederek MÖ 399 yılında Yunanistan’a ulaşmıştır.
Sefer sırasında Grek ordusunda bulunan Ksenophon, yolculuk esnasında gördükleri ve yaşadıklarını Anabasis adlı kitabında yazmıştır. Trabzon-Tebriz yolunun tarih boyunca askeri ve ticari açıdan aktif olması Anadolu, İran ve hatta Ortadoğu coğrafyasına gitmek isteyenlerin bu yolu tercih etmesine neden olmuştur.

Bu yolu kullandığını tespit edebildiğimiz ilk seyyah Avrupalıların çok yakından tanıdığı Ksenophon olmuştur.Bu yolu kullandığını tespit ettiğimiz ikinci seyyah ise Ruy Gonzales de Clavijo’dur.. Clavijo, Rahip Alfonso Paez de Santa Maria ve kraliyet muhafızlarından Gomez de Salazar ile birlikte üç kişiden oluşan heyetle Timur’la yakın ilişkiler kurmak ve başarısından dolayı Timur’u tebrik etmek için 1403 senesinde Kastilya Kralı Don Hanri tarafından doğuya gönderilmişti. Bu tarihten XIX. yüzyıla kadar bu yolu kullanarak doğuya seyahatte bulunan başka bir seyyah tespit edemedik. Ancak XIX. yüzyıldan itibaren bu yolun özellikle Avrupalı seyyahlar tarafından aktif bir şekilde kullanıldığını görüyoruz.

Seyyahlar

Tabi bu duruma Avrupalı seyyahların Osmanlı topraklarına olan ilgisinin etkisi büyüktür. Bu nedenle sözünü ettiğimiz yol XIX. yüzyıldan itibaren Osmanlı ve doğu topraklarını ziyaret eden Avrupalı seyyahların aktif olarak kullandığı bir yol haline
gelmiştir. Bu dönemden itibaren çok sayıda Avrupalı seyyah değişik vesilelerle doğuya seyahatlerde bulunmuştur. Bu konuda en çok öne çıkan seyyahlar İngilizlerdir. XIX. ve XX. yüzyıllarda bu yolu kullanan
26 İngiliz seyyah tespit ettik. İngiliz seyyahlardan sonra 10 seyyahla Alman seyyahlar gelmektedir. Daha sonra 7’şer seyyahla Amerikalıları ve Fransızları sayabiliriz. Belirttiğimiz dönemde bu yolu kullanarak
bölgeyi ziyaret eden tek Rus seyyah ise Tschichatscheff olmuştur. Bu zaman diliminde bölgeye gelen 4 yerli seyyahtan 2’si bu yolu kullanmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.